Archive

Posts Tagged ‘frengi nedir’

Frengi Belirtileri

December 15th, 2011 No comments
Frengi hastası olan birinin başka biriyle cinsel ilişkiye girmesi sonucu , frengi hastalığı 2 ile 4 haftalık kuluçka döneminden sonra karşı tarafa geçebilir.Frengi hastası olan biriyle ilişkiye giren sağlıklı bir insan vücudunda bu ilişkiden sonra hastalığı kapmasıyla birlikte şu belirtiler görülebilir

frengi hastalığı, frengi hastalığı, frengi belirtileri, frengi resimleri, frengi fotoğrafları

Frengi hastası olan birinin başka biriyle cinsel ilişkiye girmesi sonucu , frengi hastalığı 2 ile 4 haftalık kuluçka döneminden sonra karşı tarafa geçebilir.Frengi hastası olan biriyle ilişkiye giren sağlıklı bir insan vücudunda bu ilişkiden sonra hastalığı kapmasıyla birlikte şu belirtiler görülebilir :

  • Ağrısız fakat şekil olarak delici bir şeyle delinmiş bir şekilde yaralar meydana gelmesi
  • Özellikle erkeklerde peniste meydana gelen bir yaralar frengi hastalığı sonucu oluşmuş olabilir.Bu yara zamanla kendi kendine iyileşme gösterir fakat bu durum doktora gitmemenize neden değildir.Anormal görülen bu yaralar için mutlaka pratisyen bir hekime muayene olunmalıdır.
  • Yukarıda bahsedilen yaralar kendine kendine veya tedavi ile iyileştikten bir süre sonra kasık bölgelerinde lenf bezi şişmeleri görülebilir.
  • Dudağın içinde veya idrar yollarında yaralar meydana gelir.
  • Bu evrelerden sonra (uzun dönemde) karaciğer,beyin,testis,böbrek gibi önemli organlarda kitleler meydana gelebilir.

Frengi

December 3rd, 2011 No comments

Frengi cinsel yolla bulaşan (zührevi) bir hastalıktır.Tıp dilindeki karşılığı ise “sifilis” olarak yer almaktadır.Frengi hastası bir kadından doğurduğu çocuğa heçmesi halinde hemen hemen her cinsel ilişki esnasında karşı tarafa bulaşabilme özelliği gösterebilir.

frengi, frengi hastalığı, frengi hastalığı nedir, frengi resimleri, frengi tedavisi

Cinsellikle ilgili hastalıklardan en eski olan frengi veya günümüzdeki adı ile sifiliz, bazılarına göre ilk kez Amerika’­dan Kristof Kolomb’un tayfaları ile Avru­pa’ya yayılmıştır. Bazı yazarlar İncil’deki forumlara dayanarak hastalığın daha da eski olduğunu ileri sürerler. 16. yüzyılda şiddetli gelişen salgınlar yapan hastalık niboyet 20. yüzyılda etkeni bulunduktan sonra kontrol altına alınabilmiş ve tedavi edilmeye başlanmıştır. Frenginin etkeni (Treponema pallida) adı eriten bir mikroptur. Tirbişon biçiminde ince uzun kıvrımlar gösteren bu mikrop çok hareketli ve kuruluğa dayanıksızdır. ancak nemli ve havasız yerlerde yaşayabilen bir mikroptur. Cinsel temasla bulaşan hastalığın üç dev­resi vardır. Frenginin birinci ve ikinci dev­relerinde cilt yaralarında hastalık etkeni olan spiroket bulunur, üçüncü devre fren­ginin deri belirtilerinde ise mikrop tesbit edilemez. Frengili hastaların ağız ve cinsel bölgele­rinde mevcut yara veya kondilomata lata denen siğil gibi lezyonlarmda frengi mik­ropları bol miktarda bulunur. Bulaşma ge­nellikle % 97 oranında cinsel ilişki esna­sında veya % 3 oranında eşyalarla dolaylı olarak meydana gelir. Sağlam şahısların deri ve mukozalannda mevcut ufak çatlak veya sıyrıklardan lenf yollarına geçen frengi mikrobu, birkaç saat içinde kanda yayılarak, gizli bir septisemi yapar. Hastalığa yakalandıktan, yani mikrobun vücuda girmesinden -genellikle 3-4 hafta sonra bu noktada şankr denen bir yara meydana gelir. Bu yara ile birlikte, etra­fında şişmiş olan lenf ganglionu (adeno-pati) hastalığın ilk belirtisi olarak görülür. Buna primer kompleks denir. Yaranın çıkmasından iki hafta sonra yapılacak kan muayenelerinin müsbet bulunması ile teş­his konulabilir. Yara genellikle 3-6 haftada kendiliğinden iyileşir.
Hastalığın ikinci devresi deride çok deği­şik belirtilerle başlar. Deri hastalıklarında rozeol, plak mükoz, aiopesi v.b. gibi tıbbi terimlerle anılan bu belirtiler temastan 2 ay sonra, başka bir deyişle yaranın çık­masından 40 gün sonra görülmeye başlar ve 3-5 sene devam eder. Frengi enfeksiyonunun veya hastalığın û-çüncü devresi, doku harabiyetinin başladığı gom denen yuvarlak,sert teşekkülerin mey­dana geldiği devredir. Bu devrede deri belirtilerinden başka diğer birçok organda {eklem, kas, kemik, akciğer, mide, kara­ciğer, böbrek, mesane, beyin) gom denen karakteristik şişlikler ve yaralar çıkar. Sinir sisteminde frengiye bağlı felçler (De-mentia paralytica, Tabes dorsalis) görülür.

Frengi belirtileri , hastalığın teşhisine önce lezyon-dan alınan akıntıda mikrobu aramakla baş­lanır ve kesin teşhis ancak bu şekilde ko­nur. Serolojik teşhis için yapılan kan muayeneleri (Wassermann, Kolmer, Kahn, VDRL, Nelson-Mayer testleri) hastalığın mutlaka frengi olup olmadığını kesin ola­rak bildirmez. Bu konuda uzman olanlar testleri klinik bulgularla beraber değer­lendirerek sonuca varırlar. Üçüncü devre frengilerinde gamlardan yapılacak biopsi teşhise yardımcı olmaktadır.
Frengi tedavisinde eskiden kullanılan ar­senik (salvarsan), bizmut, cıva ve iyotlu preparatların ancak tarihi değeri kalmış­tır. Bugün için tek ve etkili ilaç penisilindir. Penisilinin ilk enjeksiyonundan sonra ba­zen ateşin 40-41 °C’ye kadar yükselmesi şeklinde görülen Hencheimer reaksiyonu frengi mikroplarının parçalanmasına bağlı olarak meydana gelebilir. Tedavide penisi­lin ilk gün 2.400.000 ünite, sekizinci gün 1.200.000 ünite olmak üzere toplam 3.600.000 ünite yapılır. Serum testleri po­zitif olanlara 15 gün sonra 1.200.000 ünite daha yapmak gerekir.